Kupa Terapi ya da Arapça deyimi ile “Hacamat”, antik çağlardan beri dünyanın birçok ülkesinde uygulanmakta olan geleneksel tıbbi yöntemlerden biridir. Kupa terapisi ile ilgili belgeler eski Mısır’a kadar dayanmaktadır. Eski Mısırlılar tarafından yazılan Ebers Papirusları’nda (M.Ö. 1550) kupa terapi ile ilgili kayıtlar bulunmuştur. Hipokrat da (M.Ö. 460) birçok rahatsızlıklar için kupa terapisini tavsiye etmiştir.

Kupa Tedavisi
Kupa Tedavisi nasıl uygulanıyor?
Genel anlamda kupa terapisi, kan toplamak için lokal bir cilt bölgesinde vakum oluşturmak ve ardından ciltten az bir miktarda kan çekmek için yüzeysel deri kesileriyle ikinci bir vakum oluşturmaya dayanan bir tekniktir. Antik çağlardan bu yana bu amaç için oyulmuş hayvan boynuzları, kemikler, bambu, fındık, deniz kabukları, su kabakları, metaller ve cam gibi çeşitli malzemeler kullanılmıştır. Günümüzde ise, vakum oluşturmak için standart silikon bardaklar, lastik bardaklar veya cam bardaklar kullanılmaktadır.
Kupa Terapisinin Faydaları
Her ne kadar modern tıp hala bu tedavinin tüm yararlarından kuşkulu olsa da bilim adamları giderek artan bir biçimde kupa terapisinin birçok hastaya yardımcı olabileceğini kabul etmektedirler. Kupa terapi, kan akışını teşvik etmek ve kas ve dokuya kan dolaşımını arttırmak, hücrelere oksijen vermek ve fazla sıvıları ve toksinleri serbest bırakıp tahliye etmek gibi çeşitli avantajlar sunar. Kupa terapisinde, bir hastanın vücudundaki spesifik kupa noktalarında emme veya vakumu kullanmanın, vücuttaki doğal enerji yollarındaki tıkanıklıkların giderilmesine ve böylece hastalıkların iyileştirilmesine yardımcı olabileceğine inanılmaktadır.